29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Konuşması

Şener Cebeci 29.10.2019
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Konuşması (29 Ekim 2019)

Federal Ekonomi ve Enerji Bakanlığı Müsteşarı Sayın Oliver Wittke,
sehr geehrter parlamentarischer Staatssekretär im Bundesministerium für Wirtschaft und Energie, Herr Oliver Wittke,

Essen Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Thomas Kufen,
sehr geehrter Oberbürgermeister der Stadt Essen, Herr Thomas Kufen,

Hamm Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Thomas Hunsteger-Petermann,
sehr geehrter Oberbürgermeister der Stadt Hamm, Herr Thomas Hunsteger-Petermann,

değerli meslektaşım Münster Başkonsolosu Ahmet Davaz,
mein geschätzter Kollege und Generalkonsul von Münster, Herr Ahmet Davaz,

değerli Dortmund Eyalet Milletvekili Volkan Baran,
sehr geehrter Landtagsabgeordneter, Herr Volkan Baran,

Kordiplomatiğin saygıdeğer temsilcileri,
verehrte Vertreter des diplomatischen Korps,

Almanya Türk Toplumunun seçkin temsilcileri,
sehr geehrte Vertreter der türkischen Gemeinschaft in Deutschland,

değerli basın mensupları,
sehr verehrte Pressemitglieder,

muhterem Konuklar,
werte Gäste,

Türkiye Cumhuriyeti’nin 96. Kuruluş yıldönümü vesilesiyle düzenlediğimiz Cumhuriyet Bayramı Kabul Törenine hoşgeldiniz!
herzlich willkommen zu unserem Empfang anlässlich des 96. Jahrestages der Proklamation der Republik Türkei!

Verehrte Gäste,
nun werde ich meine Rede auf Türkisch fortführen, Sie können die deutsche Übersetzung auf der Leinwand verfolgen.

Türk Toplumunun siz seçkin temsilcilerini ve Alman dostlarımızı bu özel günümüzü katılımlarıyla onurlandırdıkları için saygıyla selamlıyorum.

Değerli konuklar,
Türk Milleti, Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde, tam bağımsızlık hedefiyle, “muasır medeniyet seviyesine” erişmek için bundan 96 yıl önce başlattığı demokrasi yolculuğunu aynı kararlılıkla sürdürmektedir. Ulusumuz, bu süreçte içte ve dışta yaşadığı çeşitli badireleri her defasında aşmayı ve demokrasiyi tüm kurumlarıyla kısa sürede yeniden inşa etmeyi başarmıştır.

15 Temmuz 2016 gecesi yaşadıklarımız bu badirelerin son örneği olmuştur. Türkiye Cumhuriyeti devletini ve demokrasisini hedef alan bu hain darbe girişimine karşı milletimiz her kesimiyle birlikte demokrasisine, devletine ve cumhuriyetine canı pahasına sahip çıkmıştır. Bu vesileyle, o gece hayatlarını feda eden aziz şehitlerimize rahmet diliyor, yaralananları saygıyla selamlıyorum.

Türkiye’nin aynı anda birçok terör örgütüyle birden mücadele etmek zorunda kaldığı gerçeğini gözardı ederek ve konjonktürel bazı gelişmeleri öne sürerek Türkiye’yi demokrasi alanında haksızca eleştirenlere karşı, Cumhuriyetimiz 100. yaşına doğru yol alırken, millet olarak güçlü bir demokrasiye sahip müreffeh bir toplum olma hedefimize doğru güçlü adımlarla ilerlemeye devam ediyoruz.

Bugün Türkiye, demokratik ve çoğulcu siyasi sistemi, dünyada on yedinci, Avrupa’da ise altıncı sırada olmasını sağlayan ekonomik büyüklüğü ve moderniteyi kültürel kimliğiyle harmanlayabilen toplumsal geleneğiyle uluslararası toplumun saygın üyelerinden biridir. Türkiye, büyüyen ekonomisinin yanısıra, son yıllarda giderek gelişen savunma sanayisi ve güçlü ordusuyla da bölgesel güç konumunu pekiştirmiştir.

Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesini kendisine rehber edinen Türkiye, “Girişimci ve İnsani Dış Politika” anlayışıyla bugün 4 milyondan fazla mülteciye ev sahipliği yaparak, bu alanda dünyada öncü bir rol oynamaktadır. Mülteciler için bugüne kadar 40 milyar Dolar civarında harcama yapan Türkiye, aynı zamanda, zengin bir ülke olmamasına rağmen, uluslararası insani yardımların milli gelire oranı açısından da dünyada “en cömert ülke” konumundadır.

Bugün ülkemizin bu seviyeye ulaşmasının temellerini atan, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarıdır. Bu vesileyle, başta Ulu Önder Atatürk olmak üzere, Cumhuriyetimizin kuruluşunda ve yükselip gelişmesinde emeği geçen sivil-asker herkese minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz.

Hedefimiz, yeni tesis edilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminden aldığımız güçle birlikte, Cumhuriyetimizin 100. yaşına gireceği 2023’te ve ötesinde bu çıtayı çok daha yükseklere çıkarmaktır. Bugüne kadar kaydettiğimiz başarılar, bu yolda bize cesaret vermektedir.

Atatürk’ün “Türk Milletinin karakterine ve adetlerine en uygun olan idare, Cumhuriyet idaresidir” diyerek bizlere miras bıraktığı Cumhuriyet, layıkıyla anlamamız, korumamız ve yaşatmamız gereken en değerli müşterek varlıklarımızdan biridir. Devraldığımız bu değerli mirası daha da yüceltmek, Cumhuriyetimizin kazanımlarına ve demokrasimize sahip çıkmak hepimizin ortak görevi ve sorumluluğudur.

Değerli konuklar,
Türkiye ile Almanya arasındaki geleneksel dostluk ilişkileri, sağlam bir temel üzerine inşa edilmiştir. Aramızda kapsamlı siyasi, ekonomik ve ticari ilişkiler ve hepsinden önemlisi benzersiz insani bağlar mevcuttur.

İki önemli NATO müttefiki olarak ortak sorumluluklarımız ve birbirimize yönelik taahhütlerimiz var. Avrupa Birliği başta olmak üzere, birçok bölgesel ve uluslararası kuruluşta müşterek menfaatlerimiz mevcut. Almanya, en önemli ekonomik ortağımızdır. Ayrıca, 7500 civarında şirketle Türkiye’ye doğrudan yatırım yapan ülkeler arasında Almanya ilk sırada yer almaktadır. Türk-Alman dostluğunu devam ettirip güçlendirmek ve daha iyi bir seviyeye getirmek hepimizin arzusu ve hedefidir.

Bu geleneksel dostluğun son dönemde bir sınamaya tabi tutulduğu da bir gerçektir. İki taraf da bu sorunları aşmak için güçlü bir irade sergilemektedir. Hem iki ülkeyi hem de Avrupa’yı ilgilendiren önemli konularda ortak çıkarlarımız mevcuttur. Bu durum, karşılıklı saygı çerçevesinde işbirliği ve diyalog içinde olmamızı zorunlu kılmaktadır. Güncel bir konu olan düzensiz göçle mücadele önemli işbirliği alanlarımızdan biridir. Türkiye’nin bu alanda Almanya’nın ve genel olarak Avrupa’nın güvenliğe sağladığı değerli katkının yeterince takdir edilmediğini görüyoruz.

Saygıdeğer misafirler,
Almanya’daki Türk Toplumu, iki ülkeyi insani bağlarla birbirine bağlayan en önemli köprüdür. Almanya’daki Türk Toplumunun eşit yurttaşlar olarak refahı, güvenliği ve mutluluğu temel önceliğimizdir.

İlk nesil göçmenler hem Almanya’nın hem de Türkiye’nin kalkınıp zenginleşmesine katkı sağlarken, yeni nesiller Almanya’nın siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel yaşamının önemli bir parçası haline gelmiş, başarılı rol modeller yetiştirmiştir. Bu katkılarınızın ve başarılarınızın takdir edilmesi elbette sizlerin hakkıdır. Bu başarılı örneklerin artması için bizler sizi desteklemeyi ve teşvik etmeyi sürdüreceğiz, başarılarınızla gurur duymaya devam edeceğiz.

Öte yandan, Türk Toplumunun bireylerinin aidiyet ve sadakatinin sorgulanarak, dışlanmaya, ırkçılığa ve yabancı düşmanlığına maruz kalması, camiler başta olmak üzere, Türk kurum ve kuruluşlarının çeşitli saldırılara hedef olması Türk Toplumunda endişe yaratmaktadır.

Ülkemizin uluslararası hukukun temel ilkelerinden olan “meşru müdafaa hakkı” çerçevesinde Suriye’nin kuzeyinde yuvalanan terör odaklarına yönelik başlattığı “Barış Pınarı Harekatı”nı bahane eden terör örgütü yandaşları ve destekçileri, son günlerde Almanya çapında gerçekleştirdikleri şiddet olaylarında 1’i ağır olmak üzere 16 insanımızı yaralamışlardır. Yaralıların 6’sı, ağır yaralanan dahil, bizim görev bölgemizdedir. Yaralılar içinde çocuklar, kadınlar, bedensel engelliler de vardır.

İlgili Alman makamlarının bu tür saldırılarla kararlılıkla mücadele etmesi, Türk Toplumunun güvenliğini sağlaması, bu alandaki kaygı ve endişelerini gidermesi ortak beklentimizdir.

Türk Toplumunun, kökleriyle bağlarını muhafaza ederek, artık vatanları olan Almanya’ya karşı sorumluluklarını da en iyi şekilde yerine getirmeleri ve başarılı bireyler olarak topluma entegre olmaları önemlidir. Bunun için hem Almanca hem de Türkçe eğitimine gerekli önemi vermemiz gerekmektedir. Özellikle velilere bu alanda önemli görevler düşmektedir. Türk Toplumunun kültürel kimliğini ve milli benliğini muhafaza ederek, birlik ve beraberlik içinde bugüne kadar olduğu gibi hem Almanya’ya hem Türkiye’ye hem Türk-Alman dostluğuna katkılarda bulunmaya devam edeceğine inanıyoruz.

Entegrasyon iki yönlü olup, hem Türk Toplumuna hem de Alman makamlarına sorumluluk düşmektedir. Sorumluluğun tek başına Türk Toplumuna yüklenmesi adil değildir.

Bizler, Essen Başkonsolosluğu olarak, siz dostlarımızın da desteğiyle, bir yandan Türkiye’nin çıkarlarını, buradaki vatandaşlarımızın hak ve menfaatlerini korurken, diğer yandan görev bölgemiz bakımından Türk-Alman ilişkilerinin her alanda daha da gelişmesi için elimizden geldiğince katkı sağlamaya devam edeceğiz.

Bu duygu ve düşüncelerle, Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve Kurutuluş Savaşı kahramanlarımızı saygıyla anıyor, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızı kutlamak üzere bu akşam bir araya gelerek bu özel günümüzü paylaşan tüm değerli konuklara, Başkonsolosluk mensupları ve şahsım adına şükranlarımı sunuyor, hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

Pazartesi - Cuma

1-)Başkonsolosluğumuzda tüm işlemler randevuyla yapılmaktadır. Randevu saatleri 09.00-15.00 arasıdır. 2-) Tebligat işlemleri için randevu saatleri 12.00-15.00 arasıdır. 3-) Pasaport teslim işlemleri saat 08.30-15.00 arasında randevusuz yapılmaktadır. Başkonsolosluğumuz Haftasonu günlerinde kapalıdır.
24.2.2020 Karnaval
10.4.2020 Dini Tatil-Paskalya Arifesi
13.4.2020 Dini Tatil - Paskalya
1.5.2020 İşçi Bayramı
21.5.2020 Dini Tatil - Hz. İsa'nın Göğe Yükselişi
1.6.2020 Dini Tatil - Küçük Paskalya
11.6.2020 Dini Tatil - Yortu Bayramı
31.7.2020 Kurban Bayramı 1 .Günü
29.10.2020 Cumhuriyet Bayramı
24.12.2020 Noel Arefesi
25.12.2020 Dini Tatil - Noel
31.12.2020 Yılbaşı
1.1.2021 Yeni Yıl