15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Konuşması

Şener Cebeci 15.07.2018
Değerli misafirler,
Saygıdeğer basın mensupları,
Aziz vatandaşlarımız,

“15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü” münasebetiyle düzenlediğimiz bu etkinliğe hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.

Bugün ikinci yıldönümünü andığımız bu menfur saldırı, uzun ve şanlı tarihimizde eşi benzeri olmayan bir ihanet olayıdır.

Zira, bu hain darbe girişimi, Türk Devletinin temellerini hedef almış ve varlığına kastetmiştir.
Bugün burada, 15 Temmuz günü Türkiye için, Demokrasimiz ve Cumhuriyetimiz için, milli birlik ve bütünlüğümüz için, özgürlüğümüz ve bağımsızlığımız için, varlığımızın ve mevcudiyetimizin bekası için kendilerini feda eden veya yaralanan kahraman şehitlerimizi ve gazilerimizi anmak, onların hatıralarını yaşatmak, onlara minnettarlığımızı ifade etmek için toplanmış bulunuyoruz.

Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, Devletimizin basireti, milletimizin yiğitliği olmasaydı bugün Türkiye nerede olurdu, bunu tasavvur etmek dahi son derece güçtür.
Devlet organları içine sistematik ve sinsi bir şekilde sinmiş olan FETÖ ve yandaşları milli egemenliğimizin sembolü olan gazi Meclisimizi bombalamış, Polis Özel Harekât Merkezine, Milli İstihbarat Teşkilatına ve Emniyet birimlerimize saldırmış, Cumhurbaşkanlığı külliyesini bombalayacak kadar pervasızlaşmış, kendi silah arkadaşlarına kurşun sıkacak kadar hainleşmiş, silahsız masum sivillerin üzerine tank sürecek kadar gözleri dönmüştür. Bu hainler bildiğiniz gibi Sayın Cumhurbaşkanımızın canına dahi kastetme cüretinde bulunmuşlardır.

O gece darbecilerin sivil-asker, kadın-erkek ayrımı yapmadan kendi insanına karşı gösterdiği bu vahşet ve hıyaneti tarif etmek gerçekten imkansızdır.

Bu hain darbe teşebbüsü sonucu 250 kahraman vatandaşımız şehit düşmüş, 2000’den fazla kahramanımız da yaralanarak gazi olmuştur.

Kahraman şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize ise sağlık ve esenlikler diliyoruz. Hem şehitlerimizin hem de gazilerimizin hatıraları azizdir. Onların aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyoruz. Bu hatıraları daima canlı tutmak bize düşen kutsal bir görevdir.

Sayın Cumhurbaşkanımızın çağrısı üzerine 15 Temmuz gecesi tek vücut olan yürekli insanlarımızın cesareti, basireti ve kahramanlığı her türlü takdirin üzerindedir. Bu azim ve kararlılık sayesinde ülkemiz bu büyük badireyi atlatabilmiştir.

15 Temmuz gecesi yaşananlar bir kahramanlık ve yeniden diriliş destanıdır. Uzun ve şanlı tarihimizdeki destanların son halkasıdır.

Halkımız büyük bir yiğitlik göstererek, Devletine, Cumhuriyetine, Demokrasisine sahip çıkmıştır. Güvenlik güçlerimiz başta olmak üzere, devletimizin temel organları da bu süreçte üzerine düşeni fedakârlıkla yapmıştır. Özellikle basınımız çok kritik ve olumlu bir rol üstlenmiştir.

Ne mutlu bize ki, ülkesinin, Demokrasinin, Cumhuriyetin kıymetini bilen güçlü ve asil bir milletin fertleriyiz. Bundan hepimiz gurur duymalıyız.

Değerli konuklar,

15 Temmuz gecesi yaşadıklarımız, devlet otoritesinin sarsıldığı, milli bütünlüğün tahrip edildiği, emir-komuta zincirinin koptuğu, millet-devlet bütünlüğünün bozulduğu, fanatik zihniyetli kesimlerin gücü ele geçirdiği durumlarda memleketin nasıl bir felaketle karşı karşıya kalabildiğini bizlere tüm çıplaklığıyla göstermiştir. Bu sebeple, Devletimizin değerini bilmeli, onun yanlış ellere geçmemesi için dün olduğu gibi bugün de uyanık olmaya devam etmeliyiz.
Bu hain darbe teşebbüsünde bulunanlar layık oldukları cezaları alıyorlar, almaya da devam edecekler. Bu hainlerle mücadelemiz, dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar, aynı azim ve kararlılıkla sürdürülecektir.

Devletimiz, Anayasal düzen içerisinde, demokratik hukuk devletinin gerekleri yerine getirmek suretiyle, bu tehdidi bastırmak ve nihai olarak bertaraf etmek için son iki yıldır haklı tedbirler almaktadır.

Bu amaçla, vatandaşlarımızın günlük hayatlarına müdahale etmeyecek şekilde Olağanüstü Hal ilan edilmiş ve bugüne kadar uygulanmıştır. Bu uygulama artık sona ermektedir. Ama bu durum, mücadelenin sona erdiği veya hafiflediği anlamına gelmemektedir.

Bu süreçte tespit edilen mağduriyetlerin giderilmesi için azami özen ve hassasiyet gösterilmektedir. Bundan sonra da Devletimiz şüphesiz aynı şekilde bir yandan kararlılıkla mücadelesini sürdürürken, diğer yandan, demokratik hukuk devleti olmanın mutlak gereği olarak, mağdur olanlara da müşfik ve adil davranmaya, onların hak ve hukukunu gözetmeye devam edecektir.

Alınan etkin önlemler sayesinde bu terör şebekesinin gücü önemli oranda kırılmıştır. Bunu sağlayan başlıca dört tedbir şunlardır:

1. Bylock verilerinin ele geçirilmesi
2. Mahrem imamlar operasyonu
3. TSK içindeki FETÖ’cülere yönelik ankesörlü telefon operasyonu
4. Sınav yolsuzluklarıyla mücadele

Türkiye dışındaki FETÖ yapılanmasına karşı da önemli kazanımlar sağlanmış, örgüte ciddi darbeler vurulmuştur.

Buna rağmen, bu örgütün barış, diyalog, hoşgörü gibi ulvi değerlerin arkasına saklanarak dünyanın çeşitli bölgelerinde ve bu meyanda Almanya’da faaliyetlerini hala devam ettirmekte olduğunu üzülerek görüyoruz.

Önümüzdeki dönemde FETÖ’nün yurtdışı yapılanmasıyla mücadeleye daha fazla ağırlık vereceğiz.

Umut ediyoruz ki, tüm uluslararası toplum bu suç şebekesinin gerçek yüzünü er-geç görecek ve ona göre hareket edecektir.

Özellikle mahkeme sürecinde ortaya çıkan yeni deliller ve açıklığa kavuşturulan karanlık bağlantılar, bazı kesimlerin zihninde oluşan sis perdelerini dağıtmakta, gerçeği tüm çıplaklığıyla ortaya koymaktadır.

Almanya gibi, olup-bitene en başından beri şüpheyle yaklaşan ülkeler bile, işin gerçeğini anlamaya başlamış görünmekteler. Bu yönde bazı işaretler almaktayız. Bunun arkasının gelmesini, bu örgüte karşı daha somut tedbirler alınmasını bekliyoruz.

Bu zor dönemde başta müttefik ülkeler olmak üzere, tüm dost ve ortaklarımızı bu mücadelede ülkemizle dayanışma sergilemeye davet ediyoruz.

Gerçek dostlar böyle zor zamanlarda belli olur. Milletimiz, kendisine zor zamanda destek olan dostun kıymetini bilecek kadar kadirşinas, kendisinden bunu esirgeyenleri ayırt edebilecek, onların gerçek niyetlerini idrak edebilecek kadar da feraset sahibidir.

Bu haklı mücadelemizde yılmadan, usanmadan, kararlılıkla yürüyüşümüzü devam ettirmeli, bu terör odaklarının gerçek yüzünü dünyaya anlatmalıyız. Bu, aziz şehitlerimize ve ceust gazilerimize karşı hepimizin boynunun borcudur.

Son olarak, bu anma programımıza teşrif ederek bizleri yalnız bırakmadığınız ve bu anlamlı günde duygularımıza ortak olduğunuz için hepinize şükranlarımızı sunarım.

Pazartesi - Cuma

1-)Başkonsolosluğumuzda tüm işlemler randevuyla yapılmaktadır. Randevu saatleri 09.00-15.00 arasıdır. 2-) Tebligat işlemleri için randevu saatleri 12.00-15.00 arasıdır. 3-) Pasaport teslim işlemleri saat 08.30-15.00 arasında randevusuz yapılmaktadır. Başkonsolosluğumuz Haftasonu günlerinde kapalıdır.
24.2.2020 Karnaval
10.4.2020 Dini Tatil-Paskalya Arifesi
13.4.2020 Dini Tatil - Paskalya
1.5.2020 İşçi Bayramı
21.5.2020 Dini Tatil - Hz. İsa'nın Göğe Yükselişi
1.6.2020 Dini Tatil - Küçük Paskalya
11.6.2020 Dini Tatil - Yortu Bayramı
31.7.2020 Kurban Bayramı 1 .Günü
29.10.2020 Cumhuriyet Bayramı
24.12.2020 Noel Arefesi
25.12.2020 Dini Tatil - Noel
31.12.2020 Yılbaşı
1.1.2021 Yeni Yıl