29 Ekim konuşması

Şener Cebeci 30.10.2017
Türk Toplumunun kıymetli mensupları,
Saygıdeğer Alman dostlarımız,

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 94. yıldönümü münasebetiyle düzenlediğimiz Cumhuriyet Bayramı resepsiyonuna hoşgeldiniz!

Türk Toplumunun siz seçkin temsilcileri ve Alman dostlarımızı bu özel günümüzü onurlandırdıkları için saygıyla selamlıyorum.

Saygıdeğer konuklar,

Cumhuriyetimiz bir başarı hikâyesidir. 94 yıl önce büyük badireler sonrasında kurulan 13 milyonluk Türkiye bugün 80 milyonluk genç ve eğitimli nüfusu, rekabetçi işgücü, dinamik özel sektörü, gelişmiş altyapısıyla güçlü ve önemli bir ülke haline gelmiştir. Yardım alan bir ülke iken, dünyada en fazla dış yardım yapan ülkelerden birine dönüşmüştür. Yurtdışına göçmen işçi gönderen bir ülke iken, çok sayıda göçmen işçi alan bir ülke haline gelmiştir.

Başta ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, Türkiye’nin bu dönüşümünde payı olan, 94 yıl boyunca Türkiye Cumhuriyeti’nin yükselmesine katkı sağlamış herkese minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz.

Değerli dostlar,

Bir başka başarı hikâyesi de geleneksel Türk-Alman dostluğudur. Almanya ile aramızda uzun bir geçmişe dayanan, kapsamlı siyasi, ekonomik ve ticari ilişkiler ve hepsinden önemlisi benzersiz insani ilişkiler mevcuttur.

İki önemli NATO müttefiki olarak ortak sorumluluklarımız ve birbirimize yönelik taahhütlerimiz var. Almanya, 37 milyar Avro’ya yükselen dış ticaret hacmiyle en önemli ekonomik ortağımızdır. Ayrıca, 6600 şirketle Türkiye’ye doğrudan yatırım yapan ülkeler arasında Almanya ilk sırada yer almaktadır. Türk-Alman dostluğunu devam ettirip güçlendirmek ve daha iyi bir seviyeye getirmek hepimizin arzusu ve hedefidir.

Almanya’daki Türk Toplumu, bu geleneksel dostluğun hem bir sonucu, hem de teminatıdır. Esasen, Türklerin Almanya’ya göç süreci de diğer bir başarı öyküsüdür.
Türk Toplumu yani sizler bugün Almanya’nın siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel yaşamının önemli bir parçası haline geldiniz. Siyaset, sanat, bilim, akademi, ticaret ve spor alanlarından üstün başarılar gösteren bireyler yetiştirdiniz. Sizlerle gurur duyuyoruz. Bu başarılı örneklerin artması için sizi desteklemeye, teşvik etmeye, sevincinize ortak olmaya, arkanızda durmaya devam edeceğiz.

Sizler, Almanya Türk Toplumu olarak, yarım asrı aşan bir süredir bu ülkenin önemli bir rengi, ayrılmaz bir parçası haline geldiniz. Almanya’nın gelişimine, zenginleşmesine önemli katkılarda bulundunuz.

Bu başarı hikâyenizi daha da geliştirmek için bir yandan Almanca eğitimine, diğer yandan da anadilimiz Türkçe’nin öğrenilmesine büyük önem vermemiz gerekiyor. Türk dili ve kültürünün öğretilmesi, kültürel kimliğimizin ve milli benliğimizin muhafazası ve yeni nesillere aktarılması bakımından son derece önemlidir.

Almanya’yı vatanları olarak seçen sizlerin içinizdeki Türkiye sevgisi bizleri mutlu ediyor. Türkiye’de olup bitenlere kayıtsız kalmamanız, Anavatanınıza yönelik yüksek hassasiyetiniz takdire şayandır. Biz de sizlere karşı aynı sıcak duyguları besliyoruz. Bu sevgi bağı inşallah hiçbir zaman kopmayacaktır. Bu karşılıklı sevgi ve muhabbet bağının sorgulanması, yadırganması değil, bilakis alkışlanması ve teşvik edilmesi gerekmektedir.

Türk Toplumunun kültürel kimliğini ve milli benliğini muhafaza ederek, birlik ve beraberlik içinde bugüne kadar olduğu gibi, hem Almanya’ya hem Türkiye’ye hem de Türk-Alman dostluğuna katkılarda bulunmaya devam edeceğine inanıyoruz.

Ancak son dönemde bu dostluğun zor bir sınamaya maruz kaldığı da bir gerçektir. Özellikle 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra Türkiye ve Almanya’daki Türk Toplumu aleyhine sistematik bir karalama kampanyası yürütülmektedir. Bu süreçte Türkiye ile omuz omuza dayanışma içinde olmasını beklediğimiz bazı müttefiklerimiz, bilakis bu hain darbe girişimine katılan FETÖ mensuplarının ve onların destekçilerinin adeta sığınağı haline gelmiştir.
Oysa Türk Halkı, 15 Temmuz 2016 gecesi, demokratik ve sivil kurumlarımıza, anayasal düzenimize ve başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, kendi seçtiği meclisine, iş başına getirdiği Hükümete canı pahasına sahip çıkmış, demokrasi ve Cumhuriyet yolundan dönüş olmadığını tüm dünyaya göstermiştir.

Bu vesileyle, o gece hayatını kaybeden aziz şehitlerimizi, kahramanlarımızı bir kez daha saygıyla, minnetle anıyorum. Onlar olmasaydı, belki de bugün burada Cumhuriyetimizin kuruluş yıldönümünü kutlayamayacaktık. Bu hususu müttefiklerimizin iyi anlamasını bekliyoruz.

Ülkemiz bugün hala yaşadığı bu ağır travmanın sancılarını çekmekte, yaralarını sarmaya çalışmaktadır. Devletimiz, demokratik laik hukuk sistemimiz ve tüm kurumlarımız bu süreçten daha güçlü bir şekilde ve yenilenmiş olarak çıkacaktır, bundan şüphemiz yoktur.

Aynı şekilde, ülkelerimiz arasında yaşanan mevcut sorunların da kalıcı olmadığını, aramızda dostluğa ve ortak yarara dayalı sağlam temeller bulunduğunu düşünüyoruz. Bununla birlikte, Almanya’da toplumlar arasındaki huzur ve barışın sürdürülmesi açısından tüm taraflara önemli sorumluluklar düşmektedir. Bu hususta, diyalog kanallarının açık tutulması ve önyargılardan uzak, karşılıklı iyi niyete ve saygıya dayalı yaklaşım önem arzetmektedir.

Bu bağlamda, özellikle son yıllarda Almanya’da ve genel olarak tüm Avrupa’da yeniden yükselişe geçen yabancı düşmanlığı, İslamofobi ve Türk karşıtlığı kaynaklı saldırılardan dolayı derin kaygı duyduğumuzu vurgulamak istiyorum. Bu tür saldırılara karşı daha kararlı ve cesur bir şekilde mücadele edilmesi gerekmektedir. Saldırganlar cezasız kaldıkça, yeni saldırılar teşvik edilmiş olacaktır.

Başkonsolosluk olarak camilerimize, derneklerimize ve vatandaşlarımıza yönelik her türlü saldırıların ve ayırımcı/dışlayıcı uygulamaların yakından takipçisi olacağız. Bu tür olaylar meydana geldiğinde lütfen bizimle ve ilgili Alman makamlarıyla irtibata geçmeyi ihmal etmeyiniz.

Bu anlayış çerçevesinde, siz dostlarımızın da desteğiyle, Türkiye Cumhuriyeti Essen Başkonsolosluğu olarak, bugüne kadar olduğu gibi, Türk-Alman ilişkilerinin geliştirilmesine elimizden geldiğince katkı sağlamaya devam edeceğimizi bilmenizi isterim.

Bu duygu ve düşüncelerle, Cumhuriyetimizin kurucusu ulu önder Mustafa Kemal Atatürk ve Kurutuluş Savaşı kahramanlarımızı saygıyla anıyor, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızı kutlamak üzere bu akşam bir araya gelerek bu özel günümüzü paylaşan tüm değerli konuklara, Başkonsolosluk mensupları ve şahsım adına şükranlarımı sunuyor, hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

Pazartesi - Cuma

1-)Başkonsolosluğumuzda tüm işlemler randevuyla yapılmaktadır. Randevu saatleri 09.00-15.00 arasıdır. 2-) Tebligat işlemleri için randevu saatleri 12.00-15.00 arasıdır. 3-) Pasaport teslim işlemleri saat 08.30-15.00 arasında randevusuz yapılmaktadır. Başkonsolosluğumuz Haftasonu günlerinde kapalıdır.
24.2.2020 Karnaval
10.4.2020 Dini Tatil-Paskalya Arifesi
13.4.2020 Dini Tatil - Paskalya
1.5.2020 İşçi Bayramı
21.5.2020 Dini Tatil - Hz. İsa'nın Göğe Yükselişi
1.6.2020 Dini Tatil - Küçük Paskalya
11.6.2020 Dini Tatil - Yortu Bayramı
31.7.2020 Kurban Bayramı 1 .Günü
29.10.2020 Cumhuriyet Bayramı
24.12.2020 Noel Arefesi
25.12.2020 Dini Tatil - Noel
31.12.2020 Yılbaşı
1.1.2021 Yeni Yıl