29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Resepsiyonu konuşması

Mustafa Kemal Basa 03.11.2016
Sehr geehrter Herr Oberbürgermeister Hunsteger-Petermann,

Sehr geehrter Herr Bürgermeister Grossmann,

Sehr geehrte Polizeipresidentin Witmeier,

Görev Bölgemizdeki Belediyelerin Temsilcileri,

Sivil Toplum Kuruluşlarımızın Başkan ve Yöneticileri,

Verehrte Gäste,
Meine Damen und Herren,

Değerli Konuklar,
Saygıdeğer Vatandaşlarım,

Hanımefendiler, Beyefendiler,

Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanının 93. yıldönümü kutlamamıza hoş geldiniz.

Türkiye Cumhuriyeti, ilanı yıldönümlerinde coşkuyla kutlanacak, mevcudiyetinden gurur ve kıvanç duyulacak, bekası ve ilelebet devamı için her türlü fedakarlığa katlanılacak kadar kıymetli bir varlıktır; bize şehitlerimizin emanetidir.

Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun!

Sözlerimin başında devletimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına, aziz şehitlerimize ve gazilerimize bir kez daha minnetlerimizi sunuyor, kıymetli hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum.


Saygıdeğer konuklar,

Tarihin akışının hızlandığı anlar vardır. 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye için öyle bir zamandı.

O gün Türk halkının, demokratik ve sivil kurumlarımıza, anayasal düzenimize ve Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere, seçilmiş yöneticilerine, bizzat seçtiği Meclis ve iş başına getirmiş olduğu Hükümete canı pahasına sahip çıkması, dünya demokrasi tarihi bakımından da bir dönüm noktasıdır.


Türk milletinin o gece verdiği açık mesaj, Türkiye için demokrasiden dönüş olmadığıdır. Halkımız, büyük bedeller ödeyerek kurduğu Cumhuriyet ve demokrasiyi, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde geliştirmeye kararlı olduğunu tüm dünyaya ilan etmiştir.

İçinde bulunduğumuz zorlu süreçten, insan haklarına dayalı, hukuk devleti ilkelerine sadık ve devletimizin demokratik, laik ve sosyal yapısını güçlendirerek çıkacağımızdan, kimsenin şüphesi olmamalıdır.





Saygıdeğer Konuklar,

Dün, Türkiye’yle Almanya arasında 30 Ekim 1961 tarihinde imzalanan göç anlaşmasının 55. yıldönümüydü.

Türklerin Almanya’ya göçü iki dost ülke arasında sağlam ve yeni bir köprü oluşturmuştur. Almanya’da yaşayan Türkler, artık Türk – Alman ilişkilerinin en önemli boyutudur.

Türklerin Almanya’ya göç süreci bir başarı öyküsüdür.

İşçi yurtlarında “heimlarda” başlayan göç hikayesi bugün üniversitelerin, parlamentoların koridorlarında, belediyelerde, hükümet binalarında devam ediyor.

Landtag’da, Bundestag’da ve Avrupa Parlamentosu’nda Türk kökenli üyeler, Türk kökenli Bakanlar var.

Her yanda eğitimli, entegre olmuş, meslek sahibi, özgüvenli Türk gençleri var. Tek beklentileri toplumun onların farkına varması, varlıklardan haberdar olunması.

Bu bağlamda bir kaç gözlemimi paylamama izin verin:
Türkiye, Türkler, İslam, Müslümanlar, göç, mülteciler ve benzeri konulardaki tartışmalarda, sadece sorunlardan bahsetmekten vazgeçilmelidir. Olumlu gelişmeler ve örnekler, kamuoyunda ön plana çıkarılmalıdır.
Türkiye ve Türkler hakkında popülizme hizmet edecek bir dilin kullanımından, özellikle imtina edilmelidir.
Saygıdeğer Konuklar,
Burada bir kere daha hatırlatmak isterim:
Almanya’yla aramızda kapsamlı siyasi, ekonomik ve ticari ilişkiler ve tabii ki benzersiz insani bağlarımız var.
İki NATO müttefiki olarak etrafımızdaki sorunlara, bölgesel gelişmelere benzeri açılardan bakıyoruz.
Birçok alanda ortak çıkarlarımız bulunuyor.
Türkiye Almanya’nın dostudur. Tıpkı buradaki Türklerin, Almanların dostu olduğu gibi.
Ne rakibiz, ne de düşmanız.

Bu dün böyleydi, bugün de böyle, eminim ki gelecekte de böyle olacak.

Dolayısıyla, kısa vadeli, günlük siyasi kazanımlar elde etmek gayesiyle, Türk toplumunun hafızasında silinmez izler bırakacak, Türk-Alman dostluğunu zedeleyecek siyasi söylem ve eylemlere mahal verilmemelidir.
Saygıdeğer konuklar,

Son olarak, yaklaşık 240 bin insanımıza hizmet sunan Başkonsolosluğumuzda, her gün yüzlerce müracaatçıya özveriyle hizmet veren mesai arkadaşlarıma da şahsım ve vatandaşlarımız adına huzurlarınızda teşekkür ederim.

Bu akşam, Almanya’da misyon şefi olarak 6. kez Cumhuriyet Bayramı konuşması yapıyorum. Türk-Alman dostluğunun kararlı bir savunucusu olarak her milli gün konuşmamda tekrarladığım cümlelerle bitiriyorum:
Hoch lebe die Republik Türkei. Hoch lebe Deutschland.
Hoch lebe die traditionelle türkisch-deutsche Freundschaft.

Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti, yaşasın Almanya, yaşasın Türk-Alman dostluğu...

Şimdi sahneye değerli sanatçımız Sayın Beril Sun’u davet ediyorum. Kendisi bugünlerin anlamını yansıtan, çok sevilen bir eseri seslendirecek.

Pazartesi - Cuma

1-)Başkonsolosluğumuzda tüm işlemler randevuyla yapılmaktadır. Randevu saatleri 09.00-15.00 arasıdır. 2-) Tebligat işlemleri için randevu saatleri 12.00-15.00 arasıdır. 3-) Pasaport teslim işlemleri saat 08.30-15.00 arasında randevusuz yapılmaktadır. Başkonsolosluğumuz Haftasonu günlerinde kapalıdır.
24.2.2020 Karnaval
10.4.2020 Dini Tatil-Paskalya Arifesi
13.4.2020 Dini Tatil - Paskalya
1.5.2020 İşçi Bayramı
21.5.2020 Dini Tatil - Hz. İsa'nın Göğe Yükselişi
1.6.2020 Dini Tatil - Küçük Paskalya
11.6.2020 Dini Tatil - Yortu Bayramı
31.7.2020 Kurban Bayramı 1 .Günü
29.10.2020 Cumhuriyet Bayramı
24.12.2020 Noel Arefesi
25.12.2020 Dini Tatil - Noel
31.12.2020 Yılbaşı
1.1.2021 Yeni Yıl